Mesut Özil ile babası Mustafa Özil arasındaki kopuş, yıllar geçmesine karşın hala sürüyor.
Baba Özil, menajerlik döneminin ardından oğlundan 8,1 milyon euro tazminat ve bir Ferrari F458 aldı. Torunlarını hiç göremeyen Mustafa Özil, tek dileğinin barışmak olduğunu söyledi.
İddiaya göre eski futbolcu, İspanya’daki bir vergi incelemesinde bu tutarı “vergiden düşülebilir gider” olarak beyan etti.
Tazminat sürecini başlatan isim baba Mustafa oldu. 2014’te, oğluna ait bir şirket aleyhine 630 bin Euro’luk dava açtı.
Bizzat yürüttüğü forma tedariki ve reklam anlaşmalarından doğan komisyon haklarını talep ediyordu. Dava sonuçlanmadan taraflar anlaştı, ödenen miktar ise talep edilenin kat kat üstüne çıktı.
Peki neden bu kadar kavga, bu kadar acı, bu kadar kırgınlık yaşandı? Özil ailesinin ortasında yıllardır neden sessizlik var? Neden aile, birbirine bu kadar uzak parçalar halinde kalmaya devam ediyor?
Alman gazetesi BILD, yayınladığı haberle bu aile dramasını mercek altına aldı.

Baba-oğul arasındaki kırılma 2013’e dayanıyor. O dönem Mesut’un menajerliğini yürüten Mustafa Özil, Real Madrid’le yapılan sözleşme görüşmelerinde kontrolü yitirdi.
Mesut, “Oyunun Büyüsü” adlı biyografisinde babasının Real yöneticilerinin yarattığı baskıya karşı yeterince soğukkanlı davranamadığını yazdı.

Anlatılanlara göre Mustafa Özil, öfkeyle kulüp başkanının odasından çıkıp kapıyı çarptı. Bu olay Mesut’un Madrid’de gözden düşmesine neden oldu.
Ardından baba Özil, Arsenal’le haftalık 175 bin euro maaş ve 2020’ye kadar geçerli 3,5 milyon Euro’ya varan bir Adidas sponsorluk anlaşması içeren bir paket hazırladı.
Ne var ki Arsenal transferi, ilişkiyi kurtaramadı. Mesut, babasına artık kendi yolunu çizmek istediğini bildirdi.
Mustafa Özil de öfkeyle oğlunun milyonlarca takipçili Twitter hesabını sildi. Buna karşılık Mesut, Düsseldorf’taki ajansının kapı kilitlerini değiştirtti.
Babası ofise adımını bile atamaz hale geldi. Yönetimi ağabey Mutlu devraldı, menajerlik koltuğuna ise Erkut Sögüt oturdu.

Aradan geçen yıllar hiçbir şeyi değiştirmedi. Mustafa Özil, torunlarını bugüne dek göremedi.
Gelini Amine’yle herhangi bir teması yok. Büyük oğul Mutlu’yla da konuşmuyor. Mutlu’nun 12 yaşındaki kızını ve 7 yaşındaki oğlunu tanımıyor.
Mesut’tan haber alabilmek için eski eşi Gülizar’a ve kızı Duygu’ya başvuruyor. Oysa Mustafa ile Gülizar arasında da uzun süre tam bir sessizlik hakimdi. Şimdi arada sırada telefonla görüşüyorlar.
Üvey kız kardeş Deniz Kosek-Özil de benzer bir kopuş yaşıyor. Mesut’u en son Londra günlerinde gördüğünü, o tarihten bu yana hiç iletişim kuramadığını söyledi.
Mesut ise bir belgeselde kardeşlerini sayarken yalnızca anne-babasının evliliğinden olan isimleri andı. Deniz’den hiç söz etmedi.
Baba Mustafa, oğlunun Almanya ile bağını koparmasından da derin üzüntü duyuyor.
Milli takımdan basın toplantısı yapmadan, sadece sosyal medya üzerinden ayrılmasını hazmedemediğini belirtti. Takım arkadaşı İlkay Gündoğan’ın yaptığı gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çektirdiği fotoğrafı kamuoyuna açıklamasını beklemiş.

BILD’e yıllar önce verdiği demeçte şunları söylemişti:
“Mesut çevresindekilerden etkilendi. Bu ona iyi gelmedi. Doğup büyüdüğü, ona fırsat tanımış bir ülke için ‘Almanya yabancı düşmanı’ denemez. Açıkça söylüyorum, Mesut’un kullanıldığını düşünüyorum.”
Mesut Özil şu sıralar İstanbul’un Anadolu yakasındaki tepelerin birinde, eşi Amine ve iki kızı Eda ile Ela’yla yaşıyor. Üçüncü çocuğunu bekliyor. Yakın çevresine göre Almanya’ya dönme gibi bir planı yok.
BILD muhabiri Torsten Rumpf’la telefonda konuşan Özil, mutlu olduğunu ve huzuru bulduğunu aktardı.
Baba Mustafa ise Düsseldorf’ta, oğlunun bu yeni dünyasından tamamen uzakta bir hayat sürüyor. Biyografisinde Mesut da bu sürece ilişkin şöyle yazmıştı: “Çok uzun, çok sağlam ve uyumlu bir baba-oğul ilişkisinin hüzünlü bir bölümü.”
Mustafa Özil, oğlundan gururla bahsetmeye devam ediyor. Nefret taşımadığını, tek isteğinin barışmak olduğunu söylüyor. Mesut’tan bir adım bekliyor.