Hayvan hakları savunucuları ve bazı eski çalışanların iddialarına göre, Silivri’deki barınak üzerinden Türkiye’den başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine hayvan sevkiyatı gerçekleştirildiği söylendi. Bu sevkiyatlarda sahte mikroçip, sahte pasaport ve sahte aşı/titrasyon belgeleri kullanıldığı öne sürüldü.

İddialara göre hayvan ticareti Bulgaristan, Polonya, Almanya ve Macaristan’a kadar uzanan bir ağ üzerinden yürütülüyor.

SOKAK HAYVANLARI KAÇAK AĞIN PENÇESİNDE

Çalışanlardan öğrendiğimiz bilgilere göre; sokaklardan, ormanlık alanlardan ve bazı belediye barınaklarından toplanan kedi ve köpekler Silivri’deki adreste bir araya getiriliyor. Burada hayvanların kötü koşullarda tutulduğu, ardından “sahiplendirme” adı altında yurt dışına gönderildiği iddia edildi. Ölen hayvanların ise kayıt altına alınmadan gömüldüğü veya imha edildiği öne sürüldü.

Bölgede yaşayan bazı vatandaşların ise koku ve gömü iddiaları nedeniyle şikâyette bulunduğu, jandarmaya yapılan başvurular ve düzenlenen tutanaklar olduğu söylendi.

Hayvan hakları arkasına saklanan suç örgütü: Barınaktaki gizemli kadınlar - Resim : 1

“ORGANİZE YAPI” İDDİASI

Barınağın sahibi olduğu belirtilen Ümit Taşdan ile Almanya ayağını yönettiği öne sürülen Güngör Köse’nin, Avrupa’daki para trafiğini ve belge düzenleme süreçlerini organize ettiği iddia edildi.

Hayvanların Almanya, Polonya ve Macaristan’daki barınak ve sahiplendirme ağları üzerinden dolaşıma sokulduğu ileri sürüldü.

SEVGİLİ Mİ ARACILARI MI? BELLİ DEĞİL

İsmini vermek istemeyen aktivist ayrıca Ümit Taşdan’ın üç tane sevgilisi olduğunu söylüyor. Biri Polonya’da, biri Almanya’da biri de İstanbul Silivri’de. Aktivist Ümit Taşdan’ın hayvan kaçakçılığı nedeniyle sürekli Polonya’ya gittiğini de sözlerine ekliyor.

Aktivist Taşdan’ın yaşam hakkı savunuyorum diyerek para toplayan bir yapıyla bağlantılı olduğunu ileri sürdü. İstanbul Silivri’deki sevgilisinin toy poodle köpek üreticisi olduğunu bunun da arka planında ise Alman Derneği Teddy Dog Paradise adlı şirketin olduğunu iddia etti. Para trafiğini de Alman derneğin çevirdiği söyleniyor.

Hayvan hakları arkasına saklanan suç örgütü: Barınaktaki gizemli kadınlar - Resim : 2

ESKİ ÇALIŞANLAR YURT DIŞI İDDİALARINI DOĞRULADI

Ümit Taşdan’ın yanında daha önceden çalışan iki kişiye daha Yeniçağ olarak ulaştık. Ümit Taşdan hakkında söyledikleri kan dondurdu.

Eski çalışanların iddiasına göre, sahte çip ve pasaportlarla düzenlenen belgelerle hayvanların yurt dışına çıkarıldığı iddiası doğrulandı. Nakil araçlarıyla Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya geçiş yapıldığı, bazı hayvanların sevkiyat sürecinde hayatını kaybettiği öğrenildi.

JANDARMA TARAFINDAN BASKINLAR YAPILDI

Aynı kişi, barınakta çok sayıda hayvanın hastalık, ihmal ve bakımsızlık nedeniyle öldüğünü, jandarma tarafından daha önce baskınlar yapıldığını ve bazı ilaçlara el konulduğunu öne sürdü.

ESKİ ÇALIŞANLARIN İDDİALARI KAN DONDURDU

Ümit Taşdan’ın yanında daha önce çalışan kişiler, barınaktaki koşulların vahim durumda olduğunu anlattı. Hayvanların hastalık, ihmal ve bakımsızlık nedeniyle öldüğünü öne süren eski çalışanlar, jandarma tutanaklarında Taşdan’ın barınak yetkilisi olarak imzalarının bulunduğunu belirtiyor. Buna rağmen Taşdan’ın “nakilciyim” diyerek iddialardan sıyrılmaya çalıştığı ifade ediliyor.

“7/ 24 HAYVAN TAŞIYOR”

Canlı yayınlar ve sosyal medya videolarının yapay zeka ile üretildiği ve özellikle yaşlı Alman kitlesini kandırmak için kullanıldığı iddia ediliyor. Eski çalışanlar, Taşdan’ın daha önce ciddi cezalar aldığı halde faaliyetlerine devam ettiğini ve 7/24 hayvan sevkiyatı yaptığını söylüyor. Nakil araçlarıyla Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya geçişlerin sıklıkla gerçekleştiği belirtilirken, bazı hayvanların Macaristan ve Polonya’daki ağlara yönlendirildiği iddia edildi.

Çalışanların iddialarına göre, Polonya’da Eliza Anna Golema, Macaristan’da ise Liza Elçi adlı kişiler bulunuyor ve Ümit Taşdan’ın bu kişilerle ortak olduğu öne sürülüyor.

Çalışanlar ayrıca, Eliza Anna Golema’nın veteriner hekim ya da veteriner teknikeri olmadığı hâlde köpekleri ameliyat ettiğini iddia ediyor.

Liza Elçi’nin ise Ümit Taşdan’ın Macaristan’daki bir diğer bağlantısı olduğu belirtiliyor. Aktivist, iki isim arasındaki ilişkiyi şöyle özetledi:

Bir köpek için hem Türkiye’den hem de Macaristan’dan ayrı ayrı bağış kampanyaları açılarak çift taraflı para akışı sağladıklarını ileri sürdü.

Çalışan, “Eliza ile beraber de çok çıkış sağlanıyor. Felçli köpekler, bacağı kesik köpekler, sakat köpekler gönderiliyor. Kısırlaştırma yapılıyor. Ertesi gün köpekler yola çıkıyor. Kimi köpek gideceği yere varıyor, kimisi de yolda ölüyor. Nereye gittiğini de bilmiyoruz. Çok kötü şeyler dönüyor orada” dedi.

ALMANYA’DAKİ PROJELER VE DEVLET DESTEKLERİ İDDİASI

Almanya’da hayvanlara yönelik projeler kapsamında devlet destekleri de alınıyor. Aktivist konuyu şu örnek ile açıklıyor. Şöyle açıklayayım, İstanbul’da ben 3-5 tane köpeğin kısırlaştırma projesi yapacağım diyor. Şimdi Alman devleti ne diyor, şu kadar paradan şu kadar para sana bütçe ayarlıyorum yap diyor projeni. Bu şekilde Alman devletinden de ciddi destek ve teşvikler de alıyorlar.

Öte yandan bazı paylaşımlarda Türkiye’nin Almanya’da “hayvan katliamı yapılan ülke” olarak lanse edildiği, bu algı üzerinden bağış toplandığı da ileri sürüldü.

Ümit Taşdan’ın Silivri’deki Leben in not e.V derneğindeki köpek baktığı alan

UYUŞTURUCU TRAFİĞİ VE SABIKA İDDİASI

Bazı iddialar daha da ileri boyutlara taşınarak, söz konusu kişilerin geçmişlerinde çeşitli suç kayıtları bulunduğu ve uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı oldukları öne sürüldü. Bu iddialara ilişkin resmi makamlardan doğrulanmış bilgi paylaşılmadı.

HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISINDA BULUNUYOR

Hayvan hakları savunucuları bu iddiaların üzerine gidilmesi için uluslararası iş birliği çağrısında bulunuyor. Barınağın Leben in Not e.V. ile bağlantısı, Avrupa’daki sahiplendirme ağlarının kapsamlı bir şekilde araştırılmasını istiyor.

Aktivistler, hayvan ticaretinin önlenmesi için daha sıkı denetimler talep ederken, iddiaların doğruluğunun bağımsız soruşturmalarla aydınlatılması gerektiğini vurguluyor.