Yeni faiz ne anlama geliyor | Nabiz Gazetesi
Nabiz Gazetesi

Yeni faiz ne anlama geliyor

Özellikle yabancı yatırım bankaları arasında politika faizlerinin yüzde 30’lara hatta yüzde 40’lara çıkarılacağını savunanlar oldu. Para Politikası Kurulu...

23 Haziran 2023 950 okunma
Yeni faiz ne anlama geliyor

Özellikle yabancı yatırım bankaları arasında politika faizlerinin yüzde 30’lara hatta yüzde 40’lara çıkarılacağını savunanlar oldu. Para Politikası Kurulu toplantısından sonra açıklanan yüzde 15, beklentilerin alt seviyesindeydi. Bu faiz ne anlama geliyor, önümüzdeki dönemde neler yaşanır? Şimdi gelin dün yapılan açıklamanın da ışığında yorumlamaya çalışalım.

Merkez Bankası’nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu’nun üyelerinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Buna rağmen faiz kararı sonrasında açıklanan metnin neredeyse tamamen değişmesi dikkat çekti.

MERKEZ BANKASI AÇIKLAMASINDA NELER VAR?

– Yeni metnin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in çizdiği yeni ekonomi perspektifi ile örtüştüğünü söyleyebiliriz. Yani Merkez Bankası dünkü faiz kararı ve açıklamasıyla rasyonel zemine dönüş sinyali verdi.

– Faiz 27 ay sonra artırıldı. Bu ‘ne olursa olsun düşük faiz’den ‘gerektiğinde yükseltilebilen faiz’ politikasına geçiş olarak algılandı.

– Politika faizi için yüzde 20-25 bandında bir karar bekleyenler ağırlıktaydı. Faiz beklentilerin altında kaldı ama ‘sıkılaştırma’ mesajı önemsendi.

– “Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin başlamasına karar vermiştir” ifadeleri ‘devamı gelecek’ beklentilerini kuvvetlendirdi.

– Nitekim, karar metninde ‘enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırmanın gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirileceği’ belirtildi.

– Metinde parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliğinin artacağına da dikkat çekildi.

– Dikkat çeken bir vurgu da ‘sadeleştirme’ oldu. “Kurul, mevcut mikro ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirecektir. Sadeleşme süreci, etki analizleri yapılarak kademeli olacaktır” denildi.

– Açıklamada enflasyonda yükseliş beklentisinin sürdüğü, tehlike çanlarının çalmaya devam ettiğine ilişkin bölüm de dikkat çekti.

MERKEZ BANKASI AÇIKLAMASINDA NE YOKTU?

– Merkez Bankası açıklamasında son dönemde olduğu gibi belirgin bir liralaşma vurgusu yoktu.

– Fiyat istikrarı ve enflasyonda düşüş hedefi tekrar ilk mesaja çıkarken, iktisadi faaliyet ve global ekonomiye yönelik risk mesajları yeni metinde yer almadı.

– Yeni metinde kısa vadede yaşanan gelişmelerden çok önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler yer aldı.

– Yeni metnin öncekilere göre kısa ve sade olması da dikkat çekti.

YÜZDE 15’LİK FAİZİN ANLAMI NE

– Merkez Bankası, bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlamak için bankalara verdiği kısa vadeli borçların ve fazla likiditeyi çekmek amacıyla yaptığı borçlanmanın faiz oranlarını belirliyor. Bu faiz oranına ‘politika faiz oranı’ deniliyor. Politika faizinde bir hafta vadeli repo işlemlerinde uygulanan faiz oranı baz alınıyor.

Merkez Bankası’nın belirlediği yeni politika faizinin enflasyon ve piyasa koşullarıyla daha örtüştüğünü söyleyebiliriz.

– ‘Kademeli geçiş’ ifadeleri piyasa koşullarına yaklaşana kadar faiz artışının süreceği şeklinde yorumlanabilir. Bunu önümüzdeki toplantılarda daha net anlayacağız.

– Gerçekçi olmayan, düşük kredi faizleri ve kısıtlamalar nedeniyle piyasa tam anlamıyla çalışmıyordu. Tavan faiz uygulaması nedeniyle yüzde 15’lerdeki ticari kredi faizlerinin yükselmesi gerekiyor. Merkez Bankası’nın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun bundan sonra alacağı kararlar önemli. Eğer kredi faizlerinin de piyasa koşullarına yükselmesinin önü açılırsa bu, çarkların tekrar çalışmaya başlamasına neden olacak, özellikle sanayicinin ve yatırımcının elini rahatlatacaktır.

– Merkez Bankası’nın dünkü faiz kararı dövizde düşüşe neden olmadı. Bu çok önemliydi. Çünkü ekonomi yönetiminin özellikle ihracatçıyı zora sokacak ve rekabette dezavantajlı bir konuma gelmesine neden olacak bir kur düşüşü istemediğini düşünüyorum. Bu dönemde enflasyona paralel seyir izleyecek bir kur politikası beklenebilir.

– Diğer yandan enflasyonda düşüşün sağlanması için döviz kurlarının baskılanması önemli. İlk faiz artış hamlesinin düşük tutulması bunun zamana yayılacağı izlenimi verdi. ABD ve Avrupa Merkez Bankaları (Fed, ECB) kademeli faiz artışıyla sonuç alarak henüz hedelerine ulaşmadılarsa da enflasyonu önemli ölçüde kontrol altına aldılar. ABD’de enflasyon (TÜFE) yüzde 9.1 seviyesinden yüzde 4’e kadar çekildi.

Piyasa çevrelerinden, özellikle yabancıdan gelen olumsuz tepkilerin faiz artışının devamıyla birlikte azalması muhtemel. Yüzde 15 ilk adım, nihai hedef değil. Bunu TCMB duyuru metninde zaten “kademeli” diyerek ifade etmiş. Faiz yükseldikçe döviz kurları üzerinde etkileri zaman içinde görülecektir. Turizm dönemi olması, Borsa İstanbul’da yabancı alımlarının devamının gelmesi döviz girişleri için umut veren bir gelişme.

– Dün açıklanan faiz önemli bir sinyaldi ancak henüz ‘rasyonel zemine döndük ve sadeleştik’ diyemeyiz. Yeni ekonomi yönetiminin de bir faiz kararıyla her şeyi bir günde değiştirmesini bekleyemeyiz. Özetle, hepimizin zamana ihtiyacı var. Bekleyip göreceğiz…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İLGİLİ HABERLER
POPÜLER HABERLER
SON DAKİKA HABERLERİ