İBB’ye yönelik soruşturmaların 5. dalgasındaki operasyonla gözaltına alınıp 4 Haziran tarihinde tutuklanan Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Rıza Can Özdemir, 30 Ekim 2025’te tahliye oldu. Özdemir İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tüm suçlamalardan beraat etti. 154 gün tutuklu kalan Özdemir, hakkında verilen beraat kararının ardından mesaisine devam ediyor.
154 gün cezaevinde kalmasının ardından beraat eden Özdemir, İBB Meclisi’nde hayli dikkat çeken bir konuşma yaptı. Özdemir gözaltına alındığı sabahı anlattı. Evinde yapılan aramaların ardından belediye binasına götürülen tek kişi olduğunu aktaran Özdemir, aramalar bitip sağlık kontrolüne götürülürken polise bir telefon geldiğini ve geri götürülüp bu defa videosunun çekildiğini açıkladı. O anların çok ağırına gittiğini belirten Özdemir, “Bu talimatı verenlere, bu haysiyet cellatlığına alkış tutanlara hakkımı helal etmiyorum, etmiyoruz etmeyeceğiz”ifadelerini kullandı.

CHP‘li belediyelere yapılan operasyonların ardından gözaltındakilerin götürüldüğü Vatan Emniyet’in içler acısı durumu hakkında da konuşan Özdemir, “Nasıl bir yer biliyor musunuz Vatan Emniyet? Esrar kokularının içinde, idrar kokularının içinde, 3 metrekarelik bir hücrede 24 saat durun, ondan sonra git adalet karşısında yardıran gel deyin bize” dedi.
Özdemir, beraatinin ardından ‘sus‘ ‘konuşma’ diyenlere, “İmamoğlu 12 metrekarelik hücredeyken susmak, korkmak ihanettir”şeklinde yanıt verirken sözlerini, “Biz gecenin en karanlık anını gördük ama sabahına da inandık. Korkunun yükünü yüreğini kaybedenler içindir ve bir kez daha büyük bir gururla ve inançla haykırıyoruz. O sandık gelecek. Bu millet iradesiyle Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu olacak” ifadeleri ile noktaladı.

Özdemir’in İBB Meclisi’nde yaptığı konuşmayı sosyal medya hesabından paylaşan İmamoğlu, “Kıymetli yol arkadaşım, genç siyasetçi Rıza Can Özdemir’e kulak verin lütfen. Allah seni korusun kardeşim!” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun paylaştığı videoda Özdemir’in ifadeleri şu şekilde:
“Büyükçekmece ve İBB Meclis Üyesi, aynı zamanda İstanbul’un en genç belediye başkan yardımcısıyım. Tabii, 154 günlük bir Silivri süreci yaşadık. 30 Ekim’de tahliye oldum. 5 Mart’ta beraat ettim ve bugün de 15 Nisan itibariyle karşınızdayım. 31 Mayıs 2025 sabaha karşı evladım Özgür’ün yanında uyuduğumda gözaltına alındım. Evdeki aramamız tamamlandı. Ardından belediyedeki makam odama götürülmem gerektiği söylendi. O gün 47 kişi gözaltına alınmıştı. Bir tek ben götürüldüm belediyeye. Olabilir, normaldir, bu süreçler yaşanıyordur. Belediyedeki makam oda, odamdaki arama bittikten sonra belediyenin otoparkına indik polis arkadaşlarla ve birlikte dışarı çıktık. Emniyete, daha doğrusu sağlık kontrolüne doğru yola giderken bir telefon geldi. Geri dönün, Rıza’nın videosunu çekin dediler. Anormal bir şey. Geri döndük. Çok ağrıma gitti. Ya biz azılı suçlu muyuz? Biz terörist miyiz? 4 yaşındaki oğlum Özgür’den Ramazan Gülten’in kızı Maya’dan, Emrah Şahan’ın kızı Deren’den, Tayfun Kahraman’ın kızı Vera’dan ve daha adını sayamayacağım birçok çocuktan özür dileyin. Nasıl bir yer biliyor musunuz Vatan Emniyet? Esrar kokularının içinde, idrar kokularının içinde, 3 metrekarelik bir hücrede 24 saat durun, ondan sonra git adalet karşısında yardıran gel deyin bize. Bir gün çıktık. Bir ilçe başkanı, farklı bir siyasi partiden geldi. Dedi ki başkanım, Ekrem başkanın şoförü, koruması, işte onlar beraberler. Dedim ki karıştırdınız, orası Pınarhisar’dı. Derin dondurucular, halıflex kaplamalar. O o zaman da çalışma grupları istedikleri kadar kişiyle görüşmeler. Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücrenin içinde temizliğini kendi yapıyor, odasını kendi süpürüyor, yaşantısını tek başına idame ediyor. Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücredeyken susmak, korkmak ihanettir. Biz gecenin en karanlık anını gördük ama sabahına da inandık. Korkunun yükünü yüreğini kaybedenler içindir ve bir kez daha büyük bir gururla ve inançla haykırıyoruz. O sandık gelecek. Bu millet iradesiyle Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu olacak.”